Başarılı Müzisyen Bora Uzer ile Kısa Sohbet

Kendisi hem yakışıklı, hem enerjik, hem çok tarz, hem de sesi inanılmaz! Bir erkeğin sahip olmak isteyebileceği bunca özellik bir araya geldiğinde ismi ya "yetenek" oluyor ya da "Bora Uzer". Başarısının sırrını ise "Başarılı olmak mekana bağlı değil, ruha aittir." sözüyle açıklıyor.


Bora Uzer
Yüksek enerjisi, eğlenceli duruşu ve rahat tarzıyla iç dünyasını çevresine en güzel şekilde yansıtan başarılı müzisyen Bora Uzer'le keyifli bir moda çekimi ve kısa bir röportaj gerçekleştirdik.



Müziğinde barındırdığı alışılagelinenin dışındaki tonlamalarını kendi hikayeleriyle birleştirerek ortaya çıkardığı lezzetli şarkılarını "Benim Umrumda" albümüyle dinleyicileriyle buluşturan Bora Uzer, şimdi de yeni bir projeyle  yaza damgasını vurmayı planlıyor. 

O, uzun yıllar yurt dışında aldığı eğitimini tamamlayıp bir çok ünlü isimle kendi müziğini yaparak uluslararası düzeyde kendini ispatladıktan sonra Türkiye'de kaliteli ve özgün işler yapmaya devam ediyor; bizler de hayranlıkla takip ediyoruz.

Bora Uzer
Yurtdışı imzalı bir sanatçı olmak kibir getiriyor mu? Yoo, kibirli biri olduğumu düşünmüyorum. Kibirin tam karşılığını bilmiyorum. Kibirli nasıl olunuyor? Egom yüksek değil.

Hollanda'da yaşadığın en ilginç deneyim? O kadar geride kaldı ki. Orada yaşadığım aile çok ilginçti. Onlarla çok enterasan şeyler yaşadık. Çok güzel şeylere imza attık.

Tişört: H&M
Pantolon: Junus Coban

Bora Uzer
Birçok yabancı isimle çalıştın. Türkiye'de bunu yapabilen çok insan yok. Senin bu başarı öykünün sırrı ve farkın ne? Ben ufak yaştan beri çalışıyorum. Yurt dışına da gittim. Çok sıkı çalışıyorum. Ne kadar yetenekli olduğunuzun hiçbir anlamı yok. Egonuzu bir kenara bırakmanız lazım. Dünyada sizden çok daha iyi insanların olduğunu kabul edip onlarla barışık olmanız lazım. Bu beraberlikle yürüyebilirseniz o zaman etrafınızda da çok başarılı insanlar olmaya başlıyor. Ben hayatım boyunca kendimi hep benden daha yetenekli insanlarla çevirmeye çalıştım ki markamı, kendimi, yeteneğimi geliştirip ileri gidebileyim. Yurt dışındaki insanlardan çok şey öğrendim.

Tişört ve şapka: Bershka
Pantolon: Junus Coban

Bora Uzer
Neden Türkiye? Londra'da kalabilirdin, orada da oldukça büyük başarılar elde etmiştin. Başarılı olmak mekana bağlı değil, ruha aittir. Eğer içinizde bir şeyleri başarmak varsa onun mekanla alakası yok. Soyadım Uzer. Ben Türk'üm. Türkiye'de doğdum. Dedem Hasan Tahsin Uzer. Ne kadar yabancı dünya müziği yapıyor olsam da köklerim tamamen Türkiye demeye çalışıyorum. İnsanların algısı İngilizce müzik yaptığım için farklıydı. Konserlerimde de söylüyordum. Ben bu ülkenin yurt dışındaki temsilcisi olmaya çalıştım her zaman. Yurt dışında Türkiye'yi iyi temsil etmeye çalıştım. Burada olmak ya da orada olmak diye bir şey yok. İngiltere'de hayatımın sonuna kadar yaşamak gibi bir niyetim yoktu hiçbir zaman. Ben ülkemi çok seviyorum.

Kazak: Zara
Pantolon: Junus Coban

Bora Uzer
Türkiye'de müziğe ve sanata önem verilmiyor gibi bir düşünce vardır sanatçılarda. Sen ne düşünüyorsun? Bizim ülkemizin eğitimi ve algısı başka bir yöne doğru gelişmiş durumda. Müzikal bir eğitimi olan insanlar çok kısıtlı. Ülkemizde jazz bölümünde hala gece sahnede pop söyleyen insanlar öğretmenlik yapıyor. Konservatuarlarda öğretilen bilgiler çok sınırlı. Yurt dışından gelen o müziğin özünde doğmuş insanlar bu işe daha hakim. Genel sisteme vurduğunuz zaman bunun eksikliğini görebiliyorsunuz. Müzikal algı düşük olduğu zaman kaliteli müzik düşük kalıyor.

Kazak: Zara
Pantolon: Junus Coban

Bora Uzer
İlk albümün Türkiye'deki diğer sanatçılara göre oldukça farklıydı. Bayağı patlama yaptı o yıllarda. Sonra uzunca bir süre yoktun. Albüm neden çıkarmadın? O yıllarda arka arkaya albüm çıkarsaydın birşeyler daha farklı olur muydu sence? Tabii ki çok farklı olurdu her şey. Ama ne açıdan farklı olurdu diye soracak olursan, farklı insanların gözünde farklı olurdu. İnsanların beni gördüğü yerle benim kendimi gördüğüm yer arasında dağlar kadar bir fark olduğunu gördüm. İlk albümden sonra evet patlama oldu, çok da güzel oldu. Ama Türkiye'de benim müziğimi alabilecek insan zaten yüzde 20 diyebilirim. O yüzde 20'de bölünmeye başladığı zaman geriye çok fazla bir şey kalmıyor. O insan topluluğu içerisinde biz dans ediyoruz zaten. Ben ve benim gibi pek çok müzik yapan insanlar alternatif olarak düşünüyoruz. Bizim dışımızdakilerin hepsi arabesk yapıyor. Bu da ülkenin bütün müzikal durumunu tanımlıyor. Ufacık yerde yaptığımız şey de çok fazla ileriye gitmiyor bazen. Hiçbir zaman şöyle demedim: "ilk albümümü yaptıktan sonra durmam lazım, daha kendi işlerime yoğunlaşmam lazım, yurtdışı tarafınıda yapmam lazım, sadece Türkçe albüm yapayım, sadece Türkçe pop yapayım ve onun rahatıyla birlikte yaşayayım." O bir projeydi onu yaptım, daha sonra başka bir projeyi yaptım. Ben işin ticaretini yapmıyorum açıkcası.

Tunik: Junus Coban
Pantolon ve şapka: Bershka

Bora Uzer
Baba olduktan sonra hayatında bir şey değişti mi? Hayatımda elbette bir şeyler değişti. Hayatım zenginleşti. Bir kere, baba olmayan herkesten daha zenginim ben. Bir gün biri bir şöyle demişti, o kadar doğru ki hala aklımda: "Bir gün siz sıkıştığınız zaman, ölüm kalım meselesi olduğu zaman ve 1 milyon dolara ihtiyacınız varsa öyle yapar böyle yapar yakın arkadaşlarınızdan, zengin arkadaşınızdan gider toplar o parayı bulursunuz. Ama çocuk isterseniz onu bulamazsınız." O yüzden çocuk çok ciddi bir zenginlik.

Tunik: Junus Coban
Pantolon ve şapka: Bershka
Ayakkabılar: Pull&Bear

Bora Uzer
Şarkılarında kendi hikayelerini mi anlatırsın? Bence hayal etmek çok güzeldir. Hayal etmeyen bir insan yoktur. Ama gerçekçi hayaller kurmak ile hayalperest olmak arasında bir fark var. Ben kendi hikayelerimi anlatırken hayal kurmuyorum. Olmayan şeyleri yazmıyorum. Ben hayatıma girmiş şeyleri, gerçekleşmiş şeyleri yazıyorum. Bence müzikteki samimiyet de oradan geliyor. Çünkü öbür türlü ben bir beste yapayım, bir hikaye yazayım demiyorum. Sokaktan geçen biri bana kötü bişey söylerse ya da biri kötü bir şeye maruz kalıyorsa o beni etkiliyor ve etkilediği şey bende bir kapı açıp hayal dünyamı ve daha önceden yaşanmış olayları tetikliyor. Bu da bir hikayeye dönüşüyor.

Tunik: Junus Coban
Pantolon ve şapka: Bershka
Ayakkabılar: Pull&Bear

Bora Uzer
Ekşisözlük'te klibinde bayağı bir sanatçı oynadığı yazıyor. Niye bu kadar bu sanatçıya destek veriliyor diye soruluyor. O sanatçı destekli dedikleri insanların hepsi benim çok iyi arkadaşım. 16 yaşından beri sahnedeyim. Müzik piyasasındaki herkesi çok iyi tanıyorum. Bu insanların bana verdikleri destek hem sevgiden hem saygıdandır. Çünkü ben bir müzik adamıyım. Genç yaştan beri kendimi müziğe verdim, her yönüyle verdim. Kaydından, şarkı sözü yazarlığından, enstrüman çalmasından, mix'ine kadar her şeyine. Ben bir müzik adamı olmaya karar verdim. O insanların desteği benim işime olan saygılarındandır. Ben kimseye gelin klibimde oynayın demedim. Özkan Uğur benim manevi babam gibidir. Sarp Apak, Öner Erkan çok yakın arkadaşımlarım. Klipte oynayan herkes benim çok yakın arkadaşım esasında. Bir anda parlamadım. Benim bir grubum vardı Kangroove diye. O ekiple 12 sene Mavi'de çaldık. O ekiple çaldığımız dönemde Mavi'de herkesle tanıştık. Türkiye'de aklınıza gelebilecek herkes Mavi'ye gelmiştir. Orası zaten 50-60 kişilik bir yer. Herkesle göz göze geliyorsunuz. Yaptığınız işten dolayı insanlar sizi takdir ediyor. İnsanlarla tanışıyor ve arkadaş oluyorsunuz. Öyle bir noktada başlayan ilişkiler doğal ve samimi başlıyor.

Kazak: Zara
Pantolon: Junus Coban


Röportaj: Ece Şahan
Styling ve Yazı: Meryem Özlem Aykut
Fotoğraf ve Video: Engin Pulat
Video Montaj: Ufuk Ersoy
Styling Asistanı: Ozan Hendem
Mekan: Hyatt Centric Levent





ŞU AN BUNLAR TIKLANIYOR





Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X