Ekipmanlarıyla Özdeşleşmiş Sporcular

Haydi bir oyun oynayalım! Size bazı eşyalar söyleyelim, siz de o eşyaların çağrıştırdığı kişileri söyleyin bize. Peki ya bu oyunu spor dünyası için oynasak heyecan verici olmaz mı? Ekipmanlarıyla ödeşleşmiş bazı sporcular var ki onları tahmin etmek çok da zor olmayacak. Gelin bu sporculara bir göz gezdirelim...


Stephen Curry ve Dişliği
Stephen Curry ve dişliği artık NBA tarihinin iki ayrılmaz ikilisi oldu. Hatta bu durum o kadar ileri gitti ki Curry'nin serbest atış yüzdelerini hesaplarken bile, dişliği ağızının içindeyken ve ağzının dışındayken diye iki ayrı verileri bile hesapladılar. Maç boyunca ağzında sakız gibi çiğnediği dişlik artık onunla bütünleşti. Söylediğine göre, Curry'nin bile serbest atış çizgisindeyken dişliğiyle ne yaptığı hakkında bir fikri yok. Ancak NBA severler o çizgiye geldiği an dişliğinin ağzının içinden fırlayacağını çok iyi biliyorlar!

Alex Ferguson ve Sakızı
20 küsür yıl boyunca büyük bir hararetle çiğneyip bir türlü bitiremediği meşhur sakızı ve Alex Ferguson... Bu sakız İskoç hoca ile o kadar birleşti ki, Manchester United'daki 26 yıllık kariyerini noktaladığı zaman Alex Ferguson'un son maçta çiğnediği sakız açık arttırmayla satışa çıkartıldı. E-bay'de satışa çıkartılan sakızın ederi ise 150 bin Sterlin'i geçti. 

Allen Iverson ve Kolluğu
Biraz daha eskilerden bahsetmek gerekirse, Allen Iverson ve uzun kolluğu basketbol dünyasının unutulmazları arasında. Iverson geçirdiği bir sakatlık sebebiyle bir süre bu kolluğu takmak zorunda kaldı. Fakat daha sonra uğurlu geldigini düşündüğü kolluğu hiç çıkarmadı. O dönemlerin adeta ikonu olan Amerikalıya benzemek için herkes uzun kolluklardan aradı. Hatta Cleveland Cavaliers'a karşı oynadıkları final maçında bu uzun kolluktan takan Stephen Curry, "Iverson'a benzemek için taktım. Ona en fazla bu şekilde yaklaşabilirim." açıklamasını yaptı.


Petr Cech ve Maskesi
Futbol tarihinin en iyi kalecilerinden Cech, bu galeride olmazsa olmazlardan. Petr Cech dediğimiz zaman maske, maske dediğimiz zaman Petr Cech gelecek her zaman aklımıza. Petr Cech'in kafasındaki başlık hayatına Chelsea'de forma giydiği dönemde girdi. Bu vahim olay, 14 Ekim 2006 tarihinde Reading - Chelsea maçının 20. saniyesinde Stephen Hunt'ın diziyle, Petr Cech'in kafasına vurması sonucu yaşandı. Olay anında Petr Cech'in kafatası çatladı. Çek kaleci neredeyse ölüyordu! 24 Ekim 2006'da taburcu olan Cech, 20 Ocak 2007 tarihinde Liverpool maçıyla sahalara döndü. O tarihten yana maskesini çıkarmıyor. Ancak maskesi üzerinden yapılan espriler de bitmiyor tabii ki...

Kevin Garnett ve Pudra
NBA efsanelerinden Kevin Garnett ise her maçtan önce eline pudrayı doldurur ve büyücü gibi etrafa saçardı! Elini çırparak etrafa pudra saçması onunla özdeşleşmiş hareketlerden bir tanesi.

Rafael Nadal ve Su Şişeleri
Tenis dediğimiz zaman aklımıza Nadal, Nadal dediğimizde de takıntıları gelecek kuşkusuz. Kortların gladyatörü ilginç takıntıları ile ağızları açık bırakıyor. Özellikle her maçında iki şişe suyu yan yana etiketleri birbirine bakacak şekilde sıralaması onunla özdeşleşmiş durumlardan.


Volkan Demirel ve Boyunluğu
Herkes hatırlayacaktır, Volkan Demirel bir dönem bu boyunluk olmadan çıkmıyordu maçlara. Futbol severler bunun bir totem olduğunu düşünmeye başlamışlardı ki, başarılı kaleci totem olmadığını sadece soğuktan korunmak için taktığını açıkladı. O yıllarda Buffon, Carlos Tevez gibi oyuncularda da gördüğümüz boyunluk belki de dönemin bir modasıydı.

Maria Sharapova ve Haç Kolyesi
Güzelliği ve seksiliği Rus tenisçi Maria Sharapova'yı tanımayan yok. Sharapova ile haç kolyesi bir bütün adeta... Güzel tenisçi maçlara onsuz çıkmıyor.

Arsene Wenger ve Montu
Evet beyler, Wenger dediğimiz zaman gözünüzde ilk canlanacak görüntünün montlu fotoğrafları olduğuna eminiz! Nasıl ki Alex Ferguson'ın sakızı varsa Arsene Wenger'in de montu vardır, değişmez. Wenger, tüm kış üzerinden çıkarmadığı kendisine 3 beden büyük gelen bu montu hanginize sevdirmedi ki?


Gabor Kiraly ve Gri Eşofmanı
Macar kaleci Gabor Kiraly, futbol severlerin hafızalarında ayrı bir yer etti... Her maç giydiği gri eşofmanı ile "Pijamalı Kaleci" olarak bilinen Kiraly'nin hikayesi ise çok ilginç. 1995-1996 sezonunda Haladas forması giyen Kiraly takımıyla ligin en alt sıralarında yer alıyordu. Sezon sonunda çıktıkları ölüm kalım maçı onların kaderini belirleyecekti. Maç için evinden stadyuma doğru yürüyen Kiraly, soyunma odasına geldiğinde kötü bir sürprizle karşılaşmıştı. Çantasını açıp baktığında şortunu bulamayan kaleci, maça az bir süre kaldığı için eve gidemedi. Tek yapabileceği şey stadyuma gelirken giydiği gri eşofmanıyla maça çıkmaktı. Sahaya çıktığında herkes tarafından garipsenen Kiraly, çıktığı karşılaşmada yaptığı kurtarışlarla takımının kümede kalmasını sağladı. İşte hikaye de böyle başladı...

Edgar Davids ve Gözlükleri
Göz rahatsızlığı sebebiyle her maça bu gözlüklerle çıkan Edgar Davids, gözlük kullanan, kullanmayan herkesin dikkatini çok çekmiştir. Öyle ki bu gözlük modeli artık kendisiyle özdeşmiş, Edgar Davids gözlükleri diye araştırılır olmuştur. 

Michael Johnson ve Kolyesi
Amerikalı eski atlet Michael Johnson ve altın zincir kolyesi ayrılmaz bir bütündü. Johnson tüm yarışlara bu kolye ile çıkardı. 200 metredeki 19.32 ve 400 metredeki 43.18 saniyelik dereceleriyle dünya rekorlarının sahibi olan Johnson, kalın altın zincirini sallaya sallaya koşuşuyla akıllarda yer etmiştir.


Jean Tigana ve Kürdanı
Bir dönem Beşiktaş'ta da teknik direktörlük yapmış Jean Tigana ve maç boyunca ağzından düşürmediği, komik görünmesine neden olan o meşhur kürdan... 32 yıl boyunca sürekli ağzında kürdan taşıdığını söyleyen Fransız teknik adam, 18 yaşına kadar gençlik döneminde çok sigara içtiğini ve sigarayı bıraktıktan sonra bu alışkanlığı edindiğini söyledi.

Iván Zamorano ve 1+8 Forması
Şilili efsane oyuncu Zamorano, 1+8 formasıyla adeta bütünleşmişti. Zamorano, Real Madrid'de futbol oynadığı dönemlerde her golcü gibi 9 numarayı giyiyordu. 1996'da İnter Milan'a transfer olduğunda 9 numara Ronaldo'da olduğu için Zamorano'da 18 numarayı seçti ancak 1 ve 8 rakamlarının arasına '+' işareti ekleyerek tarihe geçti.

Jay-Jay Okocha ve Kırmızı Kramponları
Herkesin siyah krampon giydiği bir dönemde kırmızı kramponları ile tüm dikkatleri üzerinde toplamıştı Jay-Jay Okocha. Okocha ile özdeşleşmiş bu kramponlar, çok havalıydı. Dönemin çocuklarına kırmızı krampon alma hayali bile kurdurtmuştur. Şu anki çeşit çeşit kramponların hiçbiri Okocha'nın kramponlarının yerini tutmayacak...


ÇOK TIKLANANLAR