Belçika'nın Son Yeteneği Konoba Türkiye Konseri Öncesi Boxer'da

On Our Knees ile dünya çapında çıkış yakalayan, Konoba ismiyle tanıdığımız bağımsız müzisyen ve başarılı yapımcı Raphael Esterhazy ile Türkiye konseri öncesi konuştuk.

Belçika'nın Son Yeteneği Konoba Türkiye Konseri Öncesi Boxer'da
Yayın Tarihi: 29.05.2018 13:49:00

Hazırlanın! Bu ismi daha çok duyacağız. On Our Knees ile play tuşuna defalarca basmanızı sağlayan bağımsız müzisyen, söz yazarı ve başarılı yapımcı Raphael Esterhazy.. 

Yavaş ama sağlam adımlarla ilerleyen başarılı isimle 22 Haziran İstanbul konseri öncesinde müzik dünyasından kendisine herşeyi konuştuk. 

Röp: Ece Şahan

Bize kısaca kendinden ve Konoba'dan bahsedebilir misin?

​Çok genç yaştan itibaren müzikle uğraşıyorum. Gençken piyano ve gitar çaldım. Birkaç farklı grupta şarkı söyledim. 19 yaşındayken Londra'ya taşındım. Daha sonra müziği daha ciddi şekilde çalışmak için Brighton'a yerleştim.

Müziğin prodüksiyon kısmını keşfettiğim yer burasıydı. Tüm zamanımı ve çabamı buna dahil etmeye karar verdim. Kendi şarkılarımı yazmak, onların prodüksiyonunu yapmak ve mixlemek.. Ve bunların hepsini yatak odamdaki bilgisayarımdan yapmak... Bu olayı çok sevdim. Tüm müziklerimi hala bu şekilde yapıyorum. Şu anda daha fazla deneyime, daha profesyonel bir ekibe ve daha kaliteli ekipmana sahibim. 



Hiç Türk müziği dinledin mi?

Hayır ancak çok isterim! Her zaman yeni sesler, yeni müzikler ve etkiler keşfetmeyi severim. Türkiye'nin zengin bir müzik mirasına sahip olduğunu biliyorum ve onu daha derinlemesine keşfetmek için zaman ayırmak ve belki de gelecekteki şarkılarım için ilham almak harika olur.

Çeşitli müzik enstrümanlarını kullanmayı seviyorsun. Peki geleneksel Türk enstrümanlarını biliyor musun? Bunlardan birini çalmak ister misin?

Biliyorum aslında. Özellikle sanırım 'ud' deniliyor onu biliyorum.. Birkaç ay önce Paris'teydim ve bir arkadaşım bana bu enstrümanı gösterdi. Kız kardeşi bir müzisyen ve Türk kültürüne aşık. Ud da dahil olmak üzere birçok farklı enstrümanı vardı. Hatta bunların örneklerini bile kaydettik. Daha sonra kompozisyonumuzdan birinde kullandık. Çalmayı öğrenmek harika olurdu ama şu an elimde çok fazla şey var ve zaman bulmak şimdilik zor.

Seyahat etmeyi ve yeni yerlerde yaşamayı çok seviyorum. Türkiye'de daha fazla insanın benim müziğimi dinlediğini fark ettim. Bu nedenle belki orada birkaç ay geçireceğim ve bunun gibi enstrümanları çalmayı öğrenmeye zaman ayıracağım. Daha sonra ise bunlarla yeni müzikler hazırlayacağım.



"On Our Knees" dünya çapında bir yükseliş yakaldı. Bunu bekliyor muydun? Nasıl hissediyorsun?

Tamamen beklenmedik bir şekilde oldu. Bu parçayı, sadece iki dizüstü bilgisayar ve bir mikrofonla ateşin yanında otururken, Belçika'daki küçük bir kırsal evde, R.O ile yaptık. İlk başta, tüm radyolar ve müzik endüstrisinden insanlar bize çok yavaş, çok uzun ve yeterince çekici olmadığını anlattı. Bu yüzden bir etiket, bir PR kampanyası olmadan kendimizi serbest bırakmaya karar verdik. Ardından, yavaş ama istikrarlı bir şekilde başlayan görüntülenmeler, son 2 yılda gittikçe daha fazla büyüdü. Ve bugün hiç hayal etmediğimiz şekilde, tüm platformlarda yaklaşık 20 milyon görüntülenmeye sahip oldu!

Müzik endüstrisinin desteği olmasa bile, doğrudan ruhtan gelen bir şey yapabildiğimizi ve insanların kalplerine doğrudan düşebileceğimizi gördükçe, bu bizim için büyük bir ilham kaynağı oldu. Bizi kendi yolumuzda devam etmemiz için motive etti ve tüm tekliflere rağmen tamamen bağımsız ve özgür kalmaya karar verdik.

Etkilendiğin, ilham aldığın isimler var mı?

Pek çok farklı insan ve stil var. Meslektaşım ve arkadaşım R.O ile şu anda 10 farklı ülkede 10 aylık bir tur yapıyoruz. Çoğu zaman bir arabanın içindeki iki kişiyiz ve durmadan müzik dinliyoruz. Bazen hardcore Fransız Hip Hop, bazen klasik müzik. Bazen elektronik, bazen akustik. Her tür müzikte güzel, ilginç, ilham verici bir şey olduğunu düşünüyoruz ve açık fikirli olmaya çalışıyoruz. Son birkaç gündür dinlediğimiz sanatçılardan sadece birkaç isim vermem gerekirse: Flume, Bonobo, Rone, Post Malone, Bon Iver, VALD, Galimatias, ...



Orijinal bir sanat yaratıyorsun ve rakibin yok diyebiliriz. Bundan memnun musun? Bir adım daha ileri gitmek için ne yapmayı düşünüyorsun?

Bunu pek fazla düşünmüyorum. Sadece ruhumdan gelen müzikleri yapıyorum ve insanların dinlediklerinde özel bir şey hissedeceklerini umuyorum.

Asla dinlemem dediğin, hoşlanmadığın bir müzik türü var mı?

Söylediğim gibi, her şeye açık olmaya çalışıyoruz. Ama şu anda, hard rock ve metal'i dinlemekten zevk alamıyorum. Aslında seviyorum, ama 10 yıl boyunca ince bir müzik yaptıktan sonra ve zamanımı saatlerce her ses detayını karıştırarak harcadığım için kulaklarım çok hassas hale geldi. Bu yüzden gürültülü gitarların ve davulların sesi, artık kulaklarım için çok sert bir hale geldi. Yine de zaman zaman Rage Against the Machine klasiklerine karşı dayanamıyorum!



Müziğin için her şeyi yapıyorsun. Peki ya kendi hayatın için?

Şu anda müzik benim saf ve basit hayatım. 10 ay boyunca 10 ülkede 10 yeni şarkı yapıyoruz. Her gün canlı gösteriler yapıyorum, seyahat ediyorum, müzik besteliyorum, video ve fotoğraf çekiyorum, canlı oturumlar yapıyorum... Şu an müzik dışında bir hayat yaşamam mümkün bile değil. Bunu seviyorum ama 2019 Şubat'ta, bu turdan döndüğümde arkadaşlarımla ve ailemle vakit geçirmeyi dört gözle bekliyorum.

Farklı ezgileri bir araya getiriyorsun. Gelecekte bizim için sürpriz var mı?

Tabii ki, her zaman sürprizler var! Benim için bile ;)

Prodüktör, şarkı yazarı, ve birçok enstrümana hakimsin... Oldukça sofistike... Gelecekte sadece birine yoğunlaşmayı planlıyor musun?

Kesinlikle hayır, hatta düşündüğümün tam tersi. Projemin her aşamasında çalışabiliyor olmayı çok seviyorum ve şu anda kendi resim ve videolarımı yapmayı, kendi pazarlama kampanyalarımı hazırlamayı, başta instagram olmak üzere sosyal medyada iletişim kurmayı öğreniyorum.



Derin bir müzik perspektifin var. Yaratma sürecin nasıl? Biraz bahsedebilir misin?

Bir çok farklı ihtimal var, bazen şarkı sözlerini yazıp sonra onlara göre müzik yapıyorum. Bazen alt yapısı(müziği), bazen akorlar, bazen de sadece melodi ile... Bence farklı yaklaşım kullanmak; aklını her zaman taze ve yaratıcı tutar. Bu da daha önce keşfetmediğin yeni yollar ile yaratıcılığı canlandırır. Bu yazıyı okuyan müzik ya da herhangi bir sanat ile uğraşanlarqa şunu söyleyeyim: ''Yaratıcılıkta sınır yoktur, iyi ya da kötü yoktur, her şey akışına bırakmakla ilgili. İyi ya da kötü olduğunu düşündüğünüz şeyden, yargıdan, korkudan kurtulun, sadece kendinize derinlik katın ve fikirlerin mümkün olduğunca özgürce akmasına izin verin. Eğer bu yürekten gelirse, insanlar her zaman hisseder ve bununla hareket ederler.

Hayatında bir dönüm noktası var mı?

Bir sene önce, ilk albümümü yayınlamıştım ki kayıt ve üretim tamamen bana aitti. Aynı zamanda Ancienne Belgique (Brüksel, Belçika'da bir konser salonu)'de Lansman partisi oldu. Brükselde, genç yaşlarımda sevdiğim ünlüleri görmeye gittiğim efsanevi mekan. Tabi bu mekan da satıldı, gerçek olmuş bir çocukluk hayali gibiydi.

Popüler müzik hakkında ne düşünüyorsun?

Popüler müziği seviyorum. Bu kadar popüler olmasının bir nedeni var. Ama aynı zamanda, biraz fast food gibi görüyorum. Lezzetli, ama biliyorsun ki iyi değil. Eğer bakarsan ne demek istediğimi anlarsın. Akılda kalıcı ritimleri ve melodileri dinlemek ve eğlenmek kolaydır. Ancak tekrar tekrar bir şarkı dinlemenin ve her seferinde yeni, daha derin ve anlamlı bir şey keşfetmenin, şarkıya aşık olmanın güçlü deneyimini elde edemezsiniz.

Peki her sesi, etrafındaki her şeyi kaydetme fikri nasıl ortaya çıktı?

Üniversitede dışarı çıkıp örnekleri kaydetmek ve onlarla müzik yapmak için bir ödev vermiştim. Süreci gerçekten çok sevdim. Etrafımızdaki tüm seslerin ne kadar ilginç ve müzikal olduğuna hayran kaldım. Bu, benim gittikçe daha fazla yapmaya devam ettiğim bir şey oldu ve artık yaratıcı sürecimin ayrılmaz bir parçası haline geldi.



Duygularını yansıtan bir şehir var mı?

Henüz yok. Şu anda çok seyahat ediyorum ve her zaman yeni şehirler keşfediyorum. Belki sonunda hislerimi gerçekten yansıtan bir tane bulacağım. Henüz İstanbul'a hiç gitmedim ve çok güzel şeyler duydum. Çok yakında keşfettiğim için çok heyecanlıyım!

Modayla ilgili misin? Seni giydiren birileri var mı? 

Pek değilim. Aynı giysileri hala iyi durumda oldukları ve bana uyduğu sürece uzun yıllar boyunca giymeye eğilimliyim. Bu konuda bana yardımcı olan birine sahip değilim ama herhangi bir moda tasarımcısı bunu okuyorsa, iletişime geçmekten çekinmesin :)

Ortalama bir günün nasıl geçiyor?
  
Şu an hayatımda bir rutin yok. Bazen keşke olsa diyorum, çünkü hayatım her zaman çok yoğun. Biraz rutin ve sadelik düşünmüyorum, ama daha sonrası için bu isteğimi saklıyorum.

Röportaj: Ece Şahan
 ;



HABERİ PAYLAŞ





EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ



DEFİLELER




Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X