Erkek Modasına İmzasını Attı: Faruk Sağın

Sosyal medyadan mıdır bilinmez ama son dönemde moda denilince kadından çok erkek rüzgarı esiyor. Bizde erkek modasında yükselişini sürdürerek yerini sağlamlaştıran, yurt dışında adından sıkça söz ettiren Faruk Sağın'la erkek ve moda üzerine konuştuk.

Erkek Modasına İmzasını Attı: Faruk Sağın
Yayın Tarihi: 16.05.2018 17:15:00

Biraz Faruk Sağın'ın kendisini tanıyalım. Faruk Sağın kimdir? Moda dünyasında olmaya nasıl karar verdi?

İnsanın kendisini anlatması zordur ama lise öncesi için sıradan herkes gibi bir hayatım olduğunu söyleyebilirim. Lise yıllarında sıkı bir hiphop’çıydım. Çılgın giyinirdim; ters takılan şapkalar, bol tişört ve pantolonlar… Pantolonumda zincir illaki olurdu. Yırtık jean’lere, deri ceketlere bayılırdım. O zamanlar tarzım, birçok kişiye garip geliyordu.

Ama Türkiye moda algısında o günden bu güne çok büyük değişimler yaşadı.  Aslında babam Türkiye’nin önemli ayakkabı üreticilerinde ve kendisi gibi ayakkabıcı olmamı istiyordu.
Benim ruhumda da vardı bu.

Endüstri Mühendisiyim. Mimar Sinan Üniversitesi’nin endüstriyel tasarım yetenek sınavına girdim. Kara kalem çalışmasında 7’nci oldum. Ertesi sene Marmara Üniversitesi’nin sınavına girdim onu da kazandım. Babam bu bölümü okumamı çok istiyordu, onun da yönlendirmesiyle üniversitede bu bölümü tercih ettim.

Daha sonra babamın ayakkabı fabrikasında AR-GE bölümünde çalışmaya başladım.
Türkiye’de ürün eksiği olduğunu gördüm. Babamı kopyalamak yerine yeni bir şeyler üretmek istiyordum, dahası Türkiye’nin de buna ihtiyacı vardı.
Ve kendi markamı yaratmak için harekete geçtim.
 
Bir marka yaratmak kolay mı?

Değil, ama azim, yaratıcılık ve doğru karar alma becerisi gösterebilmek eninde sonunda başarıyı getiriyor.  Kendi markalarını yaratmak isteyen herkes ilk yola çıkışta illa ki zorluklar yaşamıştır. Bende yaşadım, ama vazgeçmedim. Yeni ve farklı şeyler üretmek istiyordum ve babamın fabrikasına ait olmadığıma emindim. Ve onu bıraktım. Babam bunu hoş karşılamadı tabi; ama onu belki de hayatımda ilk kez dinlemedim.

Tecrübem, bilgim vardı tek eksik paraydı. Arabamı sattım ben de. Bu anlattığım olay çok değil 2 yıl bile olmuyor. Faruk Sağınmarkasını kurmaya karar verdiğim de 12 takipçim vardı.

ABD’de pazarlama işlerinden anlayan arkadaşlarım var. Onları, Türkiye’de bir ay ağırladım. Otelde kaldılar, benim için çalıştılar. İnternet sitesini kurduk. Bu arada bankaya kredi borcumu kapattım. Bütün masrafları sattığım arabamın parasıyla karşıladım. (Gülerek) 80 bin lirayı da batırdım. Bu bana acı bir tecrübe oldu. Çok küçük bir param kaldı yaklaşık 20 bin kadar. O parayla Faruk Sağın markasını yarattım.


 
Hayalini kurduğunuz yerde misiniz?

Moda bir yaratıcılık işidir ve sonu yoktur.  Hedefime uygun şekilde ilerliyorum ama yapmak istediğim daha çok şey var. Türkiye geneline ve yurtdışına yayılmış 140 bayi, iki mağaza ve online satış ile markamızın tasarımlarını son kullanıcıya ulaştırıyoruz. 

Daha çok noktada olmak, daha çok insanı Faruk Sağın markası ile tanıştırmak, giydirmek ve mutlu etmek istiyorum. Kısa zamanda erkek giyim modasına yön veren önemli figürlerden biri haline gelen Faruk Sağın’ın burada yarattığı değerin çok daha yüksek olmasını istiyorum.
 
Faruk Sağın'a İtalyan çizgileri hakim. Türk erkekleri için en uygun çizgiler diyebilir miyiz?

Aslında Faruk Sağın erkek ayakkabı markası olarak doğdu, yoğun istek üzerine erkek giyimde de tasarımlarıyla ürün vermeye başladı. Klasik ve modern tarzları ustalıkla birleştiren, şehirli, stil sahibi, karizmatik erkeklere hitap eden bir tasarım çizgisine sahibiz. Bugün sokakta pek çok Türk erkeğinde bizim stilimizi çok rahat görebilirsiniz.

Birde Türkiye’de erkek moda algısı çok değişti. Olumlu anlamda söylüyorum bunu. Giyimine büyük özen gösteren, kendine en doğru ürünü arayıp bulan, bunu kombinleyen bir kuşak var. İş insanları arasında özellikle çok beğeniliyoruz. 


 
Erkeklerde moda algısı önem kazandı. Hatta şu sıralar kadın modasından daha ön planda. Renkli ayakkabılar, renkli kombinler. Sizce ne değişti?

Evet, dediğiniz çok doğru. Erkek moda algısı öyle değişti ki artık bu durum “içinde bulunduğumuz dönemin yansıması” olarak tanımlanıyor. Bundan 10 yıl önce, dar ve kısa pantolon giyen ya da normal çorap yerine babet çorap giyerek podyumda yürüyen mankenler görüldüğünde, koleksiyondaki parçalara farklı yakıştırmalar yapılabiliyordu. Bugün bütün bunlar ortadan kalktı. Çünkü yeni akım rahatlık ve şıklık. Bu trend iş insanları arasında hızla yayılıyor.

Artık erkekler karizmatik takım elbiselerini spor görünümlü klasik ayakkabılarla tamamlıyor. İş insanları ‘smart casual’ dediğimiz daha rahat ama stilinden taviz vermeyen görünümler tercih ediyor. Faruk Sağın markası bu akımın ortaya çıkmasında da gelişmesinde de zenginleşmesinde de ciddi katkı sağlamıştır.
 


Bir erkek asla giymemeli, takmamalı dediğiniz bir şey var mı?

Bir erkek kesinlikle bunu giymemeli, bunu takmamalı gibi iddialı cümleler kullanmam pek doğru olmaz. Örnek vermem gerekirse bir erkek asla etek giymemeli desem geçmişte İskoçya’da erkekler etek giyiyordu. Bu sorunuza genelleme yapmadan şu şekilde cevap verebilirim.

Bir erkek cinsiyetini keskin çizgilerle diğer cinsten ayırmalıdır. Şu an ki dönemde renkler ile bunu belirlemek pek mümkün değil. Çünkü asla giyilmez dediğimiz pembe renk bile giyiliyor ve erkeklere de çok yakıştığını düşünüyorum. Fakat göbek açık tshirtler gibi uç noktalardaki kıyafetlerden uzak durmalı mesela.
 
Faruk Sağın, Slim Fit erkeklere hitap ediyor. Bu yapıda olmayan erkeklerin de benzer tasarımları giyindiğini görüyoruz. Slim Fit olmayan erkekler nasıl giyinmeli sizce?


Evet, öyle bir durum var ama son yıllarda slim fit giyimin aynı zamanda insanların kilo vermelerinde ciddi bir motivasyon aracı olduğunu da gözlemliyoruz. Beğendiği o tasarım kalıbının içine girmek, şık, sportif, dinamik görünmek isteyenler spor ve diyetle kilo veriyor. Kilo fazlalığı olan erkeklere tavsiyemiz kendilerini sıkmayan ve gözü yormayan rahat kombinlere yönelmeleri. Ama elbette en büyük arzumuz sağlıkları için fazla kilolarından biran önce kurtulmaları.


 
Asla vazgeçemediğiniz bir aksesuarınız var mıdır?

Rahat, kullanışlı ve dinamik görüntümün bir parçası olan spor ayakkabılar vazgeçilmezim diyebilirim. İnce deri ya da örme bileklikler de bir diğer olmazsa olmaz aksesuarlarım. Klasik tarzla modern duruşu birleştiren tasarımlara ayakkabıların ve bilekliklerin büyük bir dinamizm kattığına inanıyorum.
 
Peki ilerde kadın modasına el atmayı düşünüyor musunuz?

Faruk Sağın bir erkek ayakkabı ve giyim markasıdır. Ve açıkçası öyle de devam etsin istiyorum. Ama ileride neler olacağını kim bilebilir ki? Dolayısıyla bugünden bu soruya net bir cevap vermem mümkün değil.
 
Mağazalaşma kararınız oldukça yeni ve kısa sürede iki farklı lokasyonda yer açtınız. Nedenini öğrenebilir miyiz?

Faruk Sağın olarak, kısa sürede ayakkabı sektörüne yön veren bir marka haline geldik. Giyim sektörüne de hızlı bir giriş yaptık. Yurtiçi ve dışında 140 bayi ve online satış üzerinden bütün dünyaya ulaşıyoruz. Avrupa ve Amerika’da büyük beğeni toplarken kendi insanımıza da daha yakın olmak istedik.

Dokunarak alışveriş yapmayı ve üzerinde denemeyi seven insanların varlığını da göz ardı etmek istemedik. Bu nedenle İzmir ve İstanbul’da mağaza açtık. İzmir’deki mağazamız Mavibahçe’de, İstanbul’daki mağazamız ise Metrocity AVM’de bulunuyor. İlerleyen dönemlerde açtığımız her mağazada kişiye özel stil danışmanlığı hizmeti vermeyi de planlıyoruz.


 
Dünyada ve Türkiye'de en iyi giyinen ünlü erkek isimler desek ?

Sadece bir kişiyi söylemek hem zordur hem de etik olmayacağını düşünüyorum. Şöyle bir gerçek var ki, her ünlü belli dönemlerde kendine yakışanı giyip birden trendsetter olabiliyor. Ayrıca kötü giyinen ünlü erkek yok diyebilirim, sadece birbirinden daha şık giyinen erkekler vardır ki dönem dönem değişiyor.

Aslına bakarsanız birde şu açıdan bakmak lazım. İnsanlar artık iyi giyinen ünlüleri takip etmek yerine sosyal medyada şık giyinen moda bloggerlarını referans alıp giyim tarzlarına karar veriyorlar. Ünlü erkeklerin kendilerinin bile artık bu yola başvurduklarını düşünüyorum.
           
Zaman zaman eleştirilen futbolcuların giyimleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Hepsine bizim tasarımlarımızın çok yakışacağını söyleyebilirim. Her zaman dinamik ve şık görünmek istiyorlar, bunu da çoğunlukla başarıyorlar. Zaman zaman kombin oluşturmada ve birbirini gören besleyen doğru renkleri bir kombinde sorun yaşıyorlar.
 
İlham aldığınız birileri var mı?
İlhamı (garip gelebilir ama) deep house müzikleri dinlerken alıyorum. Nereden geldiğini de bilmiyorum.


 
Kadınlarla özdeşleşen yemek ve moda gibi alanlarda erkeklerin daha başarılı ve ön planda olması hakkında ne düşünüyorsunuz?
 
Moda ve yemek kadın işidir gibi sınırlandırmalara karşı biriyim. Aynı şekilde bazı işlerin sadece erkeklerle özdeşleştirilmesine de karşıyım. Bence günümüzde bu algı büyük oranda yıkıldı. Çünkü erkekle özdeşleşen işlerde kadınların ne kadar başarılı olduğu görüldü.

Aynı şekilde kadınla özdeşleşen işlerde de erkeklerin başarılı olduğu. Moda ve yemek özünde sanatsal bir duruş barındırır ve buna sahip olup, bu yeteneğini bilgiyle doğru harmanlayan kadın ve erkekleri bekleyen nihai son hep başarıdır. Buna şaşırmamak lazım.
 
Konsept konusunda değişiklikler düşünüyor musunuz? Daha spor bir tarzla da görebilir miyiz Faruk Sağın'ı? Yoksa sizce bir marka için çizgiyi bozmak sakıncalı mıdır?

Faruk Sağın markası, stili ne olursa olsun daha dinamik görünmek isteyen stil sahibi bütün erkeklere hitap ediyor. Biz çok enteresan bir noktada bulunuyoruz. Hem çok sporuz hem çok cool ve dinamiğiz. 
 
Bir kadında sizi ne irrite eder?
 
Hiç bir şey ama kötü giyinmesi rahatsız eder. Aslında kötü giyinen erkek de beni rahatsız ediyor.

Hangi takımlısınız?

Sporla aram iyidir, Türkiye’yi yurtdışında temsil eden bütün takımlara desteğim sonsuzdur. Ama kendimi daha yakın hissettiğim takım Beşiktaş.
 
Araba tutkunuz var mı? Arabada da İtalyan tutkunu musunuzdur?

Araba tutkum yok diyebilirim. Sadece ihtiyacımı gidermesi yeterli oluyor benim için.
 
Son olarak erkeklere modayla ilgili vereceğiniz ufak tüyolar var mı?

Giyinmek aslında hafife alınmaması gereken bir meseledir. İyi giyinmenin yolu ise kişinin kendi vücudunu ve ruhunu tanımasıyla başlar. Bunu başardığı vakit kombinlemeyi, renklerin uyumunu, aksesuar kullanımını çok daha kolay öğrenecektir.

Bütün bunları yaptıktan sonra yapmaları gereken bir diğer şey ise modayı biraz daha yakından takip etmeleri. 
 


Röportaj: Ece Şahan




HABERİ PAYLAŞ

 
 
 

ÇOK TIKLANANLAR