SALON 8 Eylül'de Sezona Merhaba Diyor

Heyecan sona eriyor. 2010 senesinden bu yana iyi ve kaliteli müzik severlerin buluşma noktalarından biri haline gelen Salon, 8 Eylül’de yeni sezonunda sanatın her alanına yer ayıran programıyla başlıyor.

SALON 8 Eylül'de Sezona Merhaba Diyor
Yayın Tarihi: 5.09.2018 13:30:00

Ajandalarınızı not alın. Salon’un yeni sezon konserleri başlıyor. Biletler İKSV Gişe ve Biletix satış kanalları üzerinden satışa çıktı. Peki bakalım yeni sezonda kimler var;

Salon’da sezon açılışı iki müthiş konserle Rhye’dan

Kanadalı prodüktör ve vokalist Michael Milosh tarafından 2013’te kuruldu. ‘Open’ ve ‘The Fall’ şarkılarını esrarengiz bir biçimde internette paylaştılar ve bütün müzik dünyasının dikkatini çektiler. Milosh’un androjen vokali Sade’ye çok benzetildi, The xx ile karşılaştırıldı. İlk albüm “Woman” ile girmedik liste bırakmadılar. Coachella’dan Pitchfork Music Festival’a, Montreal Caz Festivali’nden Primavera Sound’a en büyük festivallerde sahne aldılar. İlk İstanbul konserlerini Kasım 2015’te Salon’da verdiler. Bu yılın başında yayımladıkları ikinci albüm ‘Blood’ın ardından dünya çapında bir turneye çıkan Rhye, bu turne kapsamında, ikinci Salon konserleri için 8 ve 9 Eylül’de iki konserle tekrar İstanbul’da.


 
Balthazar ile tanıdığımız Maarten Devoldere’den solo proje: Warhaus

Balthazar’ın yeni işlere çok kısa bir ara verip yan projeleriyle ilgilenmeye çalıştığı dönemde Maarten Devoldere, Warhaus adını taşıyan solo projesini hayata geçirdi. İlk tekli “The Good Lie”ı kız arkadaşı ve Soldier’s Heart’ın da vokalisti olan Sylvie Kreusch ile tamamladı. 2016 tarihli ilk albüm ‘We Fucked a Flame into Being’in başlığı D.H. Lawrence romanı “Lady Chatterley'in Sevgilisi”nden bir alıntıydı. Bu albümün karanlık haletiruhiyesiyle Leonard Cohen, Serge Gainsbourg ve Tom Waits’e benzetildi. Bir yıl ardından kendi adını verdiği ikinci albümünü yayımladı. Mayıs ayında Salon’u ziyaret eden grup arkadaşı J. Bernardt’ın ardından bu kez Warhaus olarak Garanti Caz Yeşili konserleri kapsamında ilk defa 15 Eylül’de Salon’da.
 


Heyecan verici melodileriyle karşınızda Okkervil River

1998’de müzik dünyasına sürekli armağanlar sunan Austin, Teksas’ta Will Sheff tarafından kurulan Okkervil River, ilk albümleri ile müziğin dünyaca ünlü fuarı South by Southwest’e konuk oldu. Ardından indie rock’ın en büyük mabedlerinden Jagjaguwar ailesine dahil oldular. Grubun ilk akordeon ve piyano çalan müzisyeni Jonathan Meiburg ile Sheff, 2001’de Okkervil River moduna uymayan şarkıları için Shearwater adlı başka bir grup daha kurdular. Bu uzun vadede birçok ayrılık yaşamasına rağmen her zaman çok sevilen gruplardan biri olmayı başaran Okkervil River, 2017’de grubun kurucusu Sheff’in atlattığı terapilerin ardından yepyeni bir yapılanmaya gitti. Bu turnede biriktirdiği hikâyeler 2018 tarihli ‘In the Rainbow Rain’in doğumuna yol açtı. Şimdi ise bu albümün turnesi kapsamında 19 Eylül’de Salon’u ziyaret etmeye hazırlanıyorlar.
 


Sezon Boyunca Salon Sahnesine Konuk Olacak Diğer İsimler

Salon tüm sezon boyunca aralarında dingin vokali, hikâyesi bol şarkılarıyla Türkiye’nin en başarılı caz vokallerinden, söz ve şarkı yazarı Jehan Barbur, kendi yazdığı şarkılardan oluşan ilk solo albümünden şarkılarla İspanyol caz müsizyeni Cecilia Krull, neo-klasik müzik bestecisi ve piyanist Joep Beving, 2016’da Salon’da verdikleri konserlerinin tüm biletleri tükenen ve bu sene ikinci bir buluşma için Salon’a konuk olacak, sarkastik, politik, bir o kadar da eğlenceli, tanıdık indie rock melodileri ile Mashrou’ Leila’nın da bulunduğu konuklarıyla farklı tınılara kulak vermek isteyenleri Beyoğlu’ndaki mekanında ağırlayacak.
 
Salon, Ekim ve Kasım’da da Arap rock’ını dünyaya duyurmaya aday El Morabba3, surf rock, doo-wop, saykedelik tonları bir araya getiren tarzlarıyla Seattlelı surf rock grubu La Luz, artık neredeyse ezbere bilinen şarkıları ve yeni albümden sürprizleriyle, Türkiye’de son zamanların en çok ses getiren darkwave, synthpop grubu Jakuzi, Türkiyeli dinleyicilerin hayli yakından tanıdığı, Luis Vasquez’in post-punk, darkwave projesi The Soft Moon gibi güncel müziğin önemli yıldızlarını ağırlamaya devam edecek.
 
Salon’un konukları bu isimlerle de sınırlı kalmıyor. Akordeonun deneysel, alışılmadık ve kesinlikle büyüleyici yüzünü yansıtan üretimleriyle, İsviçreli akordeon sanatçısı Mario Batkovic, yepyeni albümlerinin turnesi kapsamında Salon’a da konuk olacak, Karayip ve Afrika ritimlerini merkezine alan, bu sene müzik dünyasının en prestijli ödüllerinden Mercury Prize'a da aday olan, Londralı caz grubu Sons of Kemet ve ezbere söylenen 70’ler türkülerini modern bir makyajla sahneye taşıyan Hollanda kökenli Türkçe saykedelik rock grubu Altın Gün de müzik tutkunlarının İstanbul’daki buluşma noktası Salon’da dinleyicinin karşısında olacak.

Sanat dolu bir yıl olsun..;



HABERİ PAYLAŞ





EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ





Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X