Tek Suçlu Trump Mı?

Tek Suçlu Trump Mı?
Yayın Tarihi: 25.05.2018 15:58:00
Uzun bir zamandır Filistin ve İsrail arasında yaşananlar ve meydana gelen katliamları oturduğumuz yerden izliyoruz. Amerikan Başkanları’nın her 6 ayda bir ertelediği Kudüs kararının, Trump tarafından alınması, Trump’ın başkanlık koltuğuna oturduktan sonra Suudi Arabistan’ı ziyareti sonrası İsrail’in endişelerini ortadan kaldırmak için önce karar daha sonra da fiili olarak hayata geçirdiği Kudüs’ün başkent olarak tanınması kararı ve büyükelçiliğin taşınması dünyada bu olaya tepkili kesim için bardağı taşıran son damla oldu.

Oldu da ne oldu?
Ne değişti?


İsrail 1980 tarihinde Kudüs’ü başkent ilan etti. İsrail’in saldırgan ve yayılmacı politikası 1948 yılından itibaren devam ediyor. 1990’ların ilk yarısından itibaren her Amerikan başkanı Kudüs’ün başkent olarak tanınmasını 6 ay erteledi ancak Trump bu kararı kendi döneminde hayata geçirdi. Yani İsrail’in Filistin’de yaptığı katliam dün ortaya çıkmadı. Yıllardır var. Son protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısı 60’ın üzerinde. Yaralı sayısı ise 3000’e yakın. Tarih aralığını genişlettiğinizde bu sayıya bakmaya cesaret edecek çok fazla insan olduğunu zannetmiyorum. Çünkü Filistin’de yaşanan sorun sadece din boyutunda ele alınacak bir sorun değil. Herkesin görmezlikten geldiği, üzerine alınmamak için o tarafa bakmadığı bir insanlık suçu.

Tek suçlu ABD ve İsrail mi?
Filistin’in bu halde olmasının, devlet kurulamamasının nedeni, sadece İsrail ya da ABD politikaları değil, Arap ülkelerinin kendisidir. Arap ülkeleri Filistin devletini kabul edip, tanımış olsalardı bugün İsrail bu kadar rahat hareket edemeyecekti. ABD, İran ile flört ederken, Nixon iki ayaklı doktrinini Suudi Arabistan ile İran üzerine kurdu. İran Devrimi sonrasında ABD, yeni bir müttefik arayışına girdi. Ve yardımına Camp David ile Mısır yetişti. Arap milliyetçiliği ve Filistin’de yapılan haksızlığa karşı çabalayan Nasr’a karşın Mısır Camp – David Anlaşması ile İsrail Devleti’ni tanıdı. Daha sonra Suudi Arabistan’ın yanında iki ayaklı stratejide İran’ın yerini aldı. Bugün yaşanan katliamda Amerika ve İsrail kadar Amerika’ya yakın olup, silah ticaretinin bir parçası haline gelen, yaratılmaya çalışılan İran düşmanlığı çerçevesinde tüm samimiyetini kaybeden, Filistin’i görmezden gelen Arap dünyasının da önemli bir rolü var.

İsrail – Filistin topraklarında tek devlet kurularak insanlara yaşam hakkı verilmezse, Filistin halkı katledilmeye, insanların gözleri önünde, çığlıkları duyulmadan, açlıktan ve hastalıklardan hayatlarını kaybetmeye, tüm dünya teknoloji çağını, Endüstri 4.0’ı konuşurken Gazze’de günde 3 saat verilen elektrik ile yaşamaya çalışan insanların dramını seyretmeye, insanlık bu suça ortak olarak devam edecektir.   
 

PAYLAŞ

 
 
 
 



YAZARIN SON YAZILARI


TÜM YAZARLAR



YAZARIN EN ÇOK OKUNAN YAZILARI


Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X